Kategori : MASALLAR
Ördek Okulu
Yeşil başlı erkek ördek, kanatlarını çırparak gölün kenarına doğru koşmuş. Göldeki balıkçıllara, flamingolara sevinçle seslenmiş:
“Baba oldum! Baba!”. Perdeli ayaklarıyla, kıyı boyunca badi badi koşuştururken sevinçle bağırıp, baba olduğunu herkese duyurmuş. Suda ince uzun ayaklarını ve uzun gagalarını kullanarak avlanmakta olan balıkçıllar ve flamingolar, gagalarını şakırdatarak ördeği kutlamışlar.
Sonra hiç bir şey olmamış gibi avlanmayı sürdürmüşler. Gölün çevresindeki ağaçlarda...
Kaya Adam
Uçsuz bucaksız düz bir ovanın ortasında, gökyüzüne doğru uzanan yüce bir yanardağ varmış. Görkemli görüntüsüyle, dimdik, alımlı duruşu ile taa uzaklardan, herkesin ilgisini çekermiş. Tepesi çoğu zaman bulutlarla kaplıymış. Bazen bulutların arasından ak saçları, beyazlaşmış sakalı görünür, ama yüzü pek seçilmezmiş. O hep kendi dünyasında, bulutların arasına sakladığı başıyla sessizce ovayı gözlemlermiş bir bekçi gibi. Bazı günler, ova halkı onun gülmeyen yüzünü, çatık kaşlarını...
Kurt ve Zavallı Köpek
Aç kurt dişine göre bir av aranırken, dağ ova dolaşırken sıska bir köpekle karşılaşmış. Köpek bir deri bir kemikmiş gerçekten. Kaburgaları incecik derisinin altından fırlayacakmış gibi çıkıyormuş.
Ama kurt avının şişman mi zayıf mı olduğunu düşünecek durumda değilmiş. Hırsla köpeğe saldırmış. Köpek birden seslenmiş:
“Dur kurt dostum. Görmüyor musun benim ne kadar zayıf olduğumu!”
“Görüyorum elbette” diye homurdanmış kurt, “ama ne yapayım, benim de karnım çok aç!” “Ne kadar...
Güzel bir Ülke
Ali akıllı, büyüklerine saygılı ve sevimli bir çocukmuş. Her açıdan güzelliklerle dolu bu çocuğun, küçük bir kusuru varmış. Ali pek çok çocuk gibi oyun oynamayı çok seviyormuş. Hangi çocuk oyun oynamayı sevmez ki? Ama Ali, oyundan başka hiçbir şey yapmak istemiyormuş. Kendisinden, bir iş istediğinde “Yapmam” demiyormuş ama hiç bir işi yaptığı da görülmemiş.
Diyelim babası:
- Gidip bakkaldan ekmek alır mısın?
Dediğinde, hemen giyinip evden çıkıyor, bakkala değin koşarak gidip, ekmeği alıyormuş....
Sahte Çoban
Bir zamanlar çobanların sürülerini otlattığı yamaçların yakınında bir kurt yaşarmış. Kendi alanındaki bütün hayvanları avlarmış. Ağzını sürebildiği tek bir av bile kalmayınca ister istemez çobanların sürüsüne göz dikmiş, oradan medet ummaya başlamış.
Ama bu işi nasıl yapacağını da ince ince planlamış. Önce bir çoban kıyafeti bulmuş, giymiş. Şapkasını gözlerine kadar indirip sürüye yaklaşmaya, biraz uzaktan olup bitenleri gözleyip uygun anı beklemeye başlamış.
Gerçekten de bir süre sonra...
Yalnız Yaşayan Adam
Masal bu ya, uzak bir ülkede, kara bulutların karamsarlık yağdırdığı yüzyıllar yaşanırmış. Kara bulutların arasından güneş bir yolunu bulup görünemezmiş bir türlü. O ülkede doğan hayvanlar olsun, insanlar olsun hiç güneş yüzü görmeden ölür gidermişler.
Yalnız bir söylence içinde geçermiş güneşin adı. Bunun için de kimse güneşin varlığına inanmazmış… Bu karanlık ülkede herkes birbirine kızar, arkasından konuşur, kavga ederek yaşamlarını sürdürürmüşler. Bu sıkıcı yaşam biçiminden,...
Tembel Kız
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; pireler berber, develer tellal iken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken bir karı koca varmış.
Bu karı kocanın bir kızı olmuş. Kız, elbebek gülbebek büyütülmüş, ama hiç iş öğrenememiş. Bunun için adına Tembel Kız denilmiş.
Bu kız o kadar tembelmiş ki yerinden kalkmaya üşeniyormuş. Anası babası ona bir gelberi yaptırmış. Kız da oturduğu yerden işini gelberiyle yapıyormuş.
Kızının evlilik çağı gelmiş. Anası babası kızı bir avcıyla evlendirmiş.
Avcı...
Obur Kurt ve Tilki
Dünya dünya olalı beri, hayvanlar arasında en
oburlarından biridir kurt. Önüne gelen her şeyi, iyi kötü demeden
yutar. Yiyecek bir şeyle karşılaştı mı, ağzına almasıyla
midesine indirmesi bir olur.
Ama obur kurt, günün birinde bu açgözlülüğünün
az kalsın kurbanı oluyormuş.İnce ama çelik gibi sağlam bir
koyun kemiği boğazına saplanmış. Gözlerinden yaşlar akıtarak
kemiği boğazından çıkartmaya çalışmış, ama ne mümkün!
İnatçı kemik giderek daha derine saplanmış, kurda çok acı verir hale gelmiş.
Artık...
Yalancı Kedi
Bir zamanlar Sripur diye bir kentte Sudaryan adında bir kral varmış. Aynı kentte Saharadatta adında bir tüccar da yaşarmış.
Bir gün tüccarın deposundaki yağ kavanozlarından biri açık kalmış. Evin kedisi de bu firsatı kaçırmadan kafasını şişeye sokuvermiş. Kafasını kavanoza sokmuş sokmasına ama bir daha da çıkaramamış.
Telaşa kapılan kedinin çıkardığı gürültüyü ve yakaran miyavlamaları duyan dükkan sahipleri kediyi kurtarmaya çalışmış, ama gayretleri nafileymiş. Kavanoz kedinin kafasından çıkmıyormuş.
Sonunda...
Yoksul Çocuk Ve Dilenci
Kafdağı’nın da ötelerinde bir ülkede öksüz bir çocuk yaşarmış. Üveyannesi bu oğlanı hiç sevmez. yemek bile vermeden koyunlara çobanlık etsin diye kırlara gönderirmiş. Öğle vakti geldiğinde öksüz oğlan çıkınındaki kuru ekmeği çıkarır, pınarın suyunda ıslatarak yumuşatır, karnını doyururmuş.
Bir gün yine ekmeğini suya batıra batıra yerken bir dilenci gelmiş. Öksüz oğlan onunla konuşmaya başlamış.Derdini anlatmış, ama dilencinin de karnının aç olduğunu öğrenince kuru ekmeğini onunla...
Ağaçların Gövdelerini Kemiren Tavşan
Bir varmış bir yokmuş, hayvanların başından geçenler dağdan taştan, ormanlardaki ağaçlardan daha çokmuş. İşte bugünlerden birinde, güzel bir sonbahar sabahı kaplumbağayla tavşan yolda karşılaşmış;
“Yolun nereye böyle kaplumbağa kardeş” demiş tavşan. “Hava öyle güzel ki, şöyle bir dolaşmaya çıktım. Ama madem kısmetimizde bugün karşılaşmak varmış, bu güzel gün farklı olsun, eğlence düzenleyelim.” Hemen bir tekne bulmuşlar ve pirinç unundan hamur yapmaya başlamışlar. Amaçları börek...
Son Kurbağa
Bir zamanlar bir tek leylek kalmış Afrika düzlüklerinde. Tek başına bir köyde yaşarmış. Kimi kimsesi, eşi dostu, hısım akrabası yokmuş. Kurbağa yakalar, onunla beslenirmiş.
Kurbağaları severmiş sevmesine, ama o kadar çok avlarmış ki, sonunda nehirlerde hiç kurbağa kalmamış.
Nehir kurbağaları bitince, göllere dadanmış. Oralardaki kurbağalar da tükenmiş. Ama son kurbağa kendine bir çukur kazıp saklanmayı başarmış.
Yine bir gün leylek kurbağa peşinde dolaşmış. Bütün çevreyi kolaçan etmiş, ama kurbağaya...
Kötü Kalpli Büyücü
Eskiden ülkelerden birinde yoksul bir adam yaşarmış. Fakat bu yoksul adamın karısı ay ışığı kadar güzelmiş. Birbirlerini çok severler, mutluluk içinde yaşarlarmış. Ama hiçbir kederin gölgelemediği bu mutluluk fazla uzun sürmemiş. Günün birinde o yörenin en kötü kalpli büyücüsü genç kadını görmüş ve görür görmez de aşık olmuş.
“Ne olursa olsun ben bu kadına sahip olmalıyım!” diye de karar vermiş. Planını uygulamak için de kocasının kılığına girmiş. Büyücü olduğu için bu iş hiç...
At Tilki ve Aslan
At yaşlanmış. Yıllar boyunca efendisine hizmet etmiş etmesine, ama artık işe yaramadığı için, efendisi gözünün yaşına bakmadan atı kapı dışarı etmiş:
“Benden çalışmayana ekmek yok! Başının çaresine bak. Yaşayabilirsen yaşa. Seni bir şartla beslerim. Bana bir aslan getir. Yoksa gözüme görünme.”
At, bu vefasızlığa çok üzülmüş. Artık hayatını tek başına vahşi ormanda sürdürebilecek kadar genç de değilmiş. Bu nedenle ormana gitmeye, hiç olmazsa huzur içinde ölebileceği bir köşe aramaya...










