Kategori : Edebi Sanatlar
İstiare Sanatı (İğretileme)
Teşbihin ana öğelerinden sadece kendisine benzeyen ya da kendisine benzetilenle yapılan teşbihe istiare denir.Kendisine benzetilenle yapılana “açık istiare” kendisine benzeyenle yapılana “kapalı istiare” denir.
İstiare
Açık İstiare Kapalı İstiare
Benzeyen-Yok Benzeyen-Var
Benzetilen-Var Benzetilen-Yok
*Bir ihlal uğruna Rab ne güneşler batırıyor.
K.Benzetilen
*Uludağ etekleri...
Teşhis Sanatı (kişileştirme)
Cansız varlıklarla ve insan dışındaki canlılara insan özellikleri vermeye teşhis sanatı denir. *Onun ölümüne gök yüzü ağladı. *İçmiş gibi geceyi bir yudumda, Göğün mağrur bakışlı bulutları. *Ay suda bestelerken en güzel şarkısını Küreklerim de suya en derin şiiri yazdı. Okumaya devam et →
Tezat Sanatı
Aralarındaki bir ilgiden dolayı aynı konu ile ilgili karşıt kavramları ya da özelliklerin bir arada kullanılmasıdır. *Ağlarım hatıra geldikçe gülüşlerimiz. *Gülmek ol goncaya münasiptir. Ağlamak bu dil-i hazine gerek. *Neden böyle düşman görünürsünüz. Yıllar yılı dost bildiğim aynalar. *Bende gördüm güneşin doğarken battığını Okumaya devam et →
Hüsn-i Talil Sanatı
Bir olgunun gerçek nedeni bilindiği halde onu başka bir nedenden oluyormuş gibi gösterme sanatıdır.Gerçek sebep inkar edilerek yerine heyecan verecek bir neden gösterilir.Gösterilen neden güzel olmalıdır. *Ateşten kızaran bir gül ararda Gezer bağdan bağa çoban çeşmesi *Hak-i payine yetem der ömürlerdir muttasıl Başını taştan taşa urup gezer avare su. *O kadar çaldı ki yürekten Türküler aşındırdı kavalı. Okumaya devam et →
Tevriye Sanatı
Nükte yapmak için iki anlamı bulunan bir sözcüğün uzak anlamını kastederek kullanma sanatıdır. *Bir buse mi bir gül mü dedi gönlüm Bir nim tebessümle o afet gülüverdi. *Sordum nigara dediler ahbab Semt-i vefa’da doğru yoldadır. *Bize Tahir efendi kelp demiş İltifatı bu sözde zahirdir Maliki mezhebim benim zira İtikadımca kelp Tahir’dir Okumaya devam et →
Tecahül-i Arif Sanatı
Bir nükte yapmak için bildiği bir şeyi bilmezlikten gelmeye tecahül-i arif denir. *Şakaklarıma kar mı yağdı ne var? Benim mi Allah’ım bu çizgili yüz? *Geç fark ettim taşın sert olduğunu Su insanı boğar,ateş yakarmış. *Göz gördü,Gönül sevdi seni yüzüm mahım Kurbanın olam varmı benim bunda günahım. Okumaya devam et →
Tenasüp Sanatı
Anlam bakımından aralarında ilgi bulunan iki veya daha fazla kelimenin bir arada (beyit-mısra- dörtlük) kullanılmasına denir. *Aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabib *Nedir bu zulüm,bu haksızlık,bu işkence…? Okumaya devam et →
Cinas Sanatı
Mısra sonlarında sesteş sözcüklerle yapılan uyaklara cinas sanatı denir. *Kısmetindir gezdiren yer yer seni Arşa çıksan da bu akıbet yer yer seni. *Bu ne güzel bir gül Hiç ağlama hep gül. Okumaya devam et →
Leff-ü Neşir Sanatı (Toplayıp Dağıtma)
Birinci mısrada toplanan en az iki kavramın ikinci mısrada bir benzerinin söylenmesine denir. *Gönlümde ateştin,gözümde yaştın Ne diye tutuştun,ne diye taştın. *Biz denizde kaptan,ovada çiftçi,şehirde esnaf olan, Biz gemi yürüten,tarla süren,alış-veriş yapan. Okumaya devam et →
Tariz Sanatı (İroni)
Birini küçük düşürmek ve onunla alay etmek amacıyla sözün ya da kavramın gerçek ve mecaz anlamı dışında büsbütün tersini kastetmektedir. *Düşük alan bir öğrenciye:’’Allah nazardan korusun,bu ne büyük başarı.’’demek gibi. *Bize kafir demiş müfti efendi. Tutalım ben ona diyem müselman Varıldıkta yarın rüz-ı mahşerde İkimiz de çıkarız anda yalan Okumaya devam et →
Kinaye Sanatı
Bir kelimeyi veya sözcük grubunu hem gerçek hem de mecaz anlama gelecek şekilde kullanmaya kinaye denir.Kinaye de mecaz anlam kastedilir. *Kötü gününde elinden tuttu. *Şu karşıma göğüs geren Taş bağırlı dağlar mısın? *Ali gözü açık bir çocuktur. Okumaya devam et →
Telmih Sanatı (Hatırlatma)
Bir mısrada veya cümlede geçmişte yaşanmış olan,herkesçe bilinen bir olayı veya şahsı hatırlatmaya telmih denir. *Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhidi Bedri aslanları ancak bu kadar şanlı idi. *Aşk-ı sadık menem Mecnun’un adı var. Okumaya devam et →
Mübalağa Sanatı (Abartma)
Bir varlığın, olayın ya da durumun olduğundan büyük ya da küçük gösterilmesine mübalağa denir. *Alem sele gitti gözlerimin yaşından. *Ölüm indirmede gökler,ölü püskürtme de yer O ne müthiş tipidir;savurur enkaz-ı beşer. *Aramazdık gece mehtabı yüzün parlarken Bir uzak yıldıza benzedi güneş sen varken. Okumaya devam et →
İntak Sanatı (Konuşturma)
Cansız varlıkların ve insan dışındaki canlıları şahsiyet kazandırıp onları konuşturmaya intak denir. *Mor menekşe:’’Bana dokunma;’’diye bağırdı. *Minik kuş:’’Anne beni rüyalar ülkesine götür.’’diye yalvarıyordu. *Sabahleyin kozasından bakan gelincikler sorar bu dünyaya -Ne dersin? Kanatlanıp uçalım mı? Çiçek olup açalım mı? Not: İntak sanatının olduğu her yerde doğal olarak teşhis sanatı vardır. Okumaya devam et →










