Kategori : Edebiyat Akımları (Edebi Akımlar)
Fütürizm (Gelecekçilik)
Makineyi ve hızı sanata sokan bu akım 20. yy.da ortaya çıkmıştır. Hayatta her şey hareketlidir. Sanatçı da kendinde bir hız bulmuş ve eserini bu hıza uydurmuştur. Geçmişe ve durgun davranışa düşmandır. İçinde bulunulan zamanın ve geleceğin dinamizmine yönelmiş, bu hareketliliğin sesini şiirleriyle duyurmuşlardır. Mısralarda makine ve çark sesleri duyurulmaya çalışılmıştır. Fütürizm Temsilcileri :Marinetti Türk edebiyatında Fütürizm: Nazım Hikmet. Okumaya devam et →
Dadaizm, Dada, Dadacılık
Kişiyi aklın tutsaklığından ve aklın kurduğu düzenden; sanatı dil, vezin, kafiye, biçim, anlam kaygılarından kurtarmak; kelimeleri bilinen anlamları ve alışılmış estetik kurallaı dışında bir düzenle birleştirmek; kalıplaşmış bütün sistemleri, kuralları, gelenekleri inkâr etmek, yıkmak; kuralsızlığı kural olarak benimsemek temeli üzerine kurulmuştur.
Birinci Dünya Savaşı sırasında ve savaşı izleyen yıllarda baş gösteren karışıklık ve karamsarlık, kişi ve toplum ahlâkının yozlaşması, inançların...
Realizm (Gerçekçilik)
19. yüzyılın ikinci yarısında romantizmin aşırı duygusallığına tepki olarak ortaya çıkmış bir akımdır.
1857 yılında Gustave Flaubertin Madame Bovary adlı romanıyla, realizmin, romantizm karşısında üstünlük sağladığı kabul edilmektedir.
Realizmde, duygu ve hayaller yerini, toplum ve insan gerçeklerine bırakır. Konular gerçekten alınır. Yaşanan ve gözlenen gerçek bütün çıplaklığıyla anlatılır. Bunun sağlanması için gerektiğinde anket gibi bazı sanat dışı yöntemlere bile başvurulmuştur.
Bu...
Kübizm
20. yüzyılın başında empresyonizme tepki olarak ortaya çıkmış ve daha çok, resimde kendini göstermiştir. Yazın alanın da, özellikle şairler, ressam Picasso’nun da etkisiyle bir anlayış geliştirmişlerdir. Buna göre şairler, dış dünyayı izleyip olup bitenleri iyi saptamak zorundadır. Onlara göre dünyadaki küçük olaylan ve anlamları yakalamak gerekir “Söylenmemiş olanı”, “görülmemiş olanı” gün ışığına çıkarmak, aklın değil düş gücünün yapacağı iştir.
Kübizm Başlıca...
Romantizm
Fransa’da XVIII. yüzyılın sonlarında başlayan ve klasik edebiyat akımına tepki olan, duygu, imge ve fantaziye ağırlık veren sanat akımı. Bu akım Victor Hugo ile bir edebiyat okulu (1827) kimliğini kazanmıştır. Her sanat ve edebiyat akımı gibi Romantizm akımını da doğuran değişik etkenler vardır. Bunlar ana yönleriyle şöylece özetlenebilir: Aydınlanma çağı dediğimiz XVIII. yüzyılın belirleyici özelliği, feodal ve monarşik düzenin yapısını değiştirmek, özgürlüğü, kardeşliği, eşitliği egemen...
Sembolizm (Simgecilik)
Şiirde gerçekçiliğin uygulayıcıları olan Parnasçıların tutumuna karşı 1885-1900 yılları arasında bir tepki olarak doğan, yaygınlaşıp bir edebiyat okulu niteliğini kazanan akım. Önceleri Fransa’da, sonra da tüm Avrupa’da gelişmiştir. Simgecilik, Olguculuk (Positivisme) ve Gerekircilik (Determinisme) gibi düşünce akımlarının etkisiyle gözlem ve deneye yaslanan gerçekçi ve doğalcı edebiyat akımlarının ağır bastığı bir ortamda ortaya çıkmıştır. Şöyle ki, bilimsel ilerlemeler, makineler, yeni buluşlar...
Varoluşculuk
İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Fransız yazarı J. P. Sartre’ in (1905-1980) kurucusu ve kuramcısı olduğu edebiyat ve felsefe akımı. Bu akıma göre, varoluş temel bir sorundur ve katışıksız bir olgudur. Varoluş olgusu, varoluşun özüne yönelik belirlenimlerden önce yer alır. İnsanın hiçbir ussal nedenlilikle temellendirilmeyen dünya ile çatışması, düşünen ben’in dokunulmaz bir özgürlüğe sahip olmasını gerektirir. İnsanın tek ve önemli değeri de bu düşünen ben’in özgürlüğüdür. Böyle olunca...
Sürrealizm (Gerçeküstücülük)
1924 yılından sonra Dadaizmin yerine geçen, Fransa‘da Andre Breton ve arkadaşlarınca oluşturulan edebiyat akımı. Bu akım, düşünce ve duyguların aklın denetimine girmesine karşı çıkar. Her türlü töresel ve sanatsal baskıyı bir yana atıp düşgücünün alabildiğine özgürce kullanımını savunur. Bunun için de gerçeğin her türlüsünden sıyrılmaya uzaklaşmaya çalışır. Bilince sırt çevirip bilinçaltına yönelir. Bilinçaltının karmaşık dünyasını sanata aktarmaya yönelir. Bu akımın öncüsü ve...
Fütürizm (Gelecekçilik)
Makineyi ve hızı sanata sokan bu akım 20. yy.da ortaya çıkmıştır. Hayatta her şey hareketlidir. Sanatçı da kendinde bir hız bulmuş ve eserini bu hıza uydurmuştur. Geçmişe ve durgun davranışa düşmandır. İçinde bulunulan zamanın ve geleceğin dinamizmine yönelmiş, bu hareketliliğin sesini şiirleriyle duyurmuşlardır. Mısralarda makine ve çark sesleri duyurulmaya çalışılmıştır. Fütürizm Temsilcileri :Marinetti Türk edebiyatında Fütürizm: Nazım Hikmet. Okumaya devam et →










