
Mustafa Kemal’i düşünüyorum;
Yeleleri alevden al bir ata binmiş;
Aşıyor yüce dağları, engin denizleri,
Altın saçları dalgalanıyor rüzgarda,
Işıl ışıl yanıyor mavi gözleri.
Mustafa...

On bin yıl herkese boşa baş vurduk;
Bütün bir ırk,seni aradık durduk,
Sana geldik sonsuz mesafelerden;
Sıyrıldık sayısız efsanelerden
Tek sana inanan akıllarız biz!
Sen selsin mecranda çakıllarız...

Düşman,şimdi dedi.Tam kıvamında.
Şura senin,bura benim der kimi.
Verilmiş hüküm,yurdun gıyabında
Çekmişti fişi,hastanın hekimi
Tam o sırada,bir ses.dedi.uyan!
Ve irkildi.Anadolu?nun Pars?ı
Genci,yaşlısı,herkes,sesi...

Her on kasım dirilişindir
Devrimlerin seni bana getirir
Mozolene konan güller değildir
Her gül kokusunda bir can getirir
Bir saniyen yeter gelipte görsen
Sağalmaz yaramız kanıyor, sarsan
Emanete...

Haklısınız, bir büyük millete vekilsiniz;
Göğsünüz, kıvanç dolu, gerildikçe gerilir.
Bilin ki Atatürk’ün kurduğu Ankara’ya
Atatürk’ün yolundan yürünerek girilir.
Anıtkabre...

Öyle sırtüstü yatıp dinlenecek gün değil;
Daha yapacağımız çok şeyler var, çocuklar!
Ne kadar erken yağdı, gördünüz ya, yeniden
Nice güvendiğimiz dağlara kar, çocuklar!
İlerden,...

Üç şeyin üstüne can-baş koymuşum:
Anayurt, Atatürk ve sen, sevdiğim!
Kavak yeli esmez benim başımda
Atatürk rüzgârı esen, sevdiğim!
Diz çök Anıtkabrin mermerlerine
Herkesi kıskanıp...

Yine harmanımız rüzgâr bekliyor;
Es yine es yine, samanı savur.
Çak yine, çak yine, Masmavi Şimşek!
Bu kutsal çorağın özlemi yağmur.
İn yine, in yine, Sarı Yıldırım!
Ayrıklı tarlayı...
Bir bulut inmiş,beyaz,
Karlı dağlar başına.
Her 10 Kasım sabahı,
Bir ateş düşer, döşüme.
Nerdesin, ey Atam nerede?
Sensiz millet, öksüz burada.
Sanat, ilim, fen seninle.
Sevinen, gülen...
Ben hiç 10 Kasım’a
“Günaydın” demem ki
Ben sensiz 23 Nisan’a
Hoş geldin diyemem ki
Seni özlesek bile
Elden ne gelir ki
Bir daha senin gibi
Gelecek mi ne belli
Bak 10 Kasım yine geldi
Gözlerde...
Ağlayalım Atatürk’e
Bütün dünya kan ağladı
Süleyman olmuştu mülke
Geldi ecel, can ağladı
Doğu batı cenup şimal
Aman tanrı bu nasıl hal
Atatürk’e erdi zeval
Memur mebusan...
Ben
Her on kasım sabahı
Bir çıra gibi
Yanar tutuşurum
Gözbebeklerimde
Taşıl ve soğuk çağlar yansır
Ben
Her on kasım sabahı
Atatürk’ü yaşarım Atatürk’çe
Anadolu sokaklarına...
Yıl 1918
Düşmanlar Topraklarımızı
Elimizden Alıyor
Atatürk Buna İzin Vermedi
Ordusuyla Savaşa Girdi
Zaferlerle Geldik Bu Güne
Atatürk ün Sayesinde
Topraklarımız Simdi Bizim Elimizde
Atatürk...
Edirne’den Ardahan’a kadar
Bir toprak uzanır
Boz kanatlı üveyikler üstünde uçar
Ardahan’dan Edirne’ye
Edirne’den Ardahan’a kadar
Kopdağı’nda akar bir çeşme...
Atatürk’üm işte 10 Kasım yine
Dalgalanır ağaçlarla oğullar
Dalgalanır oğullarla nineler
Dalgalanır ninelerle genç kızlar
Özlemin ta yüreğime işlemiş
Seni bulmak, seni görmek için...
