Hürrem Sultan, 1506 – 1558

BU YAZIYA PUAN VERİN 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız6 Yıldız7 Yıldız8 Yıldız9 Yıldız10 Yıldız 6,50 / 10 2 kisi / 13

Hürrem Sultan, (1506 – 1558)

Kötü ruhundan, entrikalarından bahsederler. Muhteşem Kanuni Sultan Süleyman’ı büyüledi, avcunun içine aldı, diye anlatırlar. İyi ama kim bu Aleksandra diyede bilinen ve bir köle cariye iken sarayda birden bire oluveren Hürrem?

Doğum adı: Aleksandra Lisowska, Avrupa’da Roxelana olarak bilinir) Osmanlı padişahı I. Süleyman’ın (Kanuni Sultan Süleyman) eşi ve sonraki padişah II. Selim‘in annesidir. Bir Osmanlı padişahıyla nikahla evlenmiş tek kadın olma ayarıcalığını taşır.

Kökeni:
Lehistan Krallığı’nın sınırları içerisinde bulunan Rohatyn’de doğdu.

Tatar akıncılar tarafından 1520 tarihinde Rohatyn’den kaçırılmış16. Yüzyıl kaynaklarına göre kızlık ismi bilinmiyordu.  daha sonra Kırım Hanı tarafından Osmanlı sarayına sunuldu.

Ama daha sonraki kayıtlara göre mesela 19. yüzyılın Ukrayna’daki ilk kayıtlarına göre Anastasia (Kısaca Nastia) Polonyalıların geleneğinde, Aleksandra Lisowska olarak bilinir. Genelde Hürrem Sultan ya da Hürrem balsaq sultan olarak bilinirdi; Avrupa dillerinde Roxolena, Roxolana,Roxelane, Rossa, Ruziac, Türkçe’de Hürrem (Farsça kökenliخرمKhurram), neşeli olan kişi ve (Arapçada Karima -كريمة) Soylu olan kişi anlamına gelir.

Roxelana, onun gerçek ismi olmayabilir ama takma adı onun Ukraynalı soyuna ait olan (Günümüze ait yaygın isim Ruslana) ve doğu slav ismi olan, Roxolany ya da Roxelany, şimdiki Ukrayna halkında 15. Yüzyıldan sonra kullanılıyordu.

Ukrayna’ın Rohatyn kentindeki Hürrem Sultan anıtı.

Saraydaki Yaşamı:

Hürrem Sultan, sarayda özel bir eğitim gördü. Güzelliği, zekası ve becerisi ile padişahın dikkatini çekmeyi bildi. Harem kadınları ve saray ileri gelenleri arasında da kendine yer edindi. Hürrem Sultan saraya geldiğinde Kanuni’nin cariyelerinden biri olan Mahidevran Sultandan Mustafa isimli bir oğlu vardı. Mustafa zamanla çok sevilen bir şehzade haline geldi. Mustafa’nın Kanuni’den sonra padişah olmasına kesin gözüyle bakılıyordu. Bu da Mahidevran Sultan‘ın Valide Sultan olacağı anlamına geliyordu. Oysa Hürrem Sultan her bakımdan Mahidevran Sultan‘ın önüne geçti ve Kanuni’nin güven ve sevgisini kazanarak onun nikahlı eşi oldu. Bazı kaynaklar çeşitli entrikalar uygulayarak 16. Yüzyıl Osmanlı tarihini olumsuz yönde etkilediği iddia ederler. Kızı Mihrimah Sultan’ı Vezir-i Azam Rüstem Paşa ile evlendirerek Vezir-iAzam’la bir ittifak oluşturdu. Kanuni, yeniçeriler tarafından çok sevilen oğlu Mustafa’yı kendisini tahttan indirmeyi planladığı inancıyla öldürttü. Hürrem Sultan’ın Kanuni’yi bu kararda etkilediği inancı yaygındır. Şehzade Mustafa’nın öldürülmesinden sonra Mahidevran Sultan iyice gözden düştü. Yaşamının büyük bir bölümünü fakir olarak oğlunun mezarının bulunduğu Bursa’da geçirdi. Ancak Hürrem Sultan’ın ölmesinden sonra Hürrem Sultan’ın oğlu padişah II. Selim Mahidevran Sultan‘a maaş bağlattı ve oğlu Mustafa’nın türbesini yaptırttı.
Devlet yönetiminde etkili olan Hürrem Sultan, İran savaşını destekledi. Ruslar ve Lehlerle barış içinde yaşanılmasını sağladı. Bu dönemde Ruslar Kazan ve Astrahan Hanlıklarına hakim olup doğuya doğru yayılmaya başladılar.
Hürrem Sultan 18 Nisan 1558 tarihinde eşi Kanuni Sultan Süleyman’dan önce 52 yaşındayken öldü. Oğlu II. Selim’in tahta çıkışını göremedi. Süleymaniye Camii Külliyesi içinde kendisi için yaptırılan türbeye gömüldü. Türbenin iç duvarları bir cennet bahçesini tasvir eden İznik çinileriyle kaplıdır.

Hayır İşleri:
Hürrem Sultan İstanbul’da günümüzde onun adıyla anılan Haseki Semtinde, Mimar Sinan’a Haseki Külliyesi’ni yaptırmıştır. Külliyenin içinde bir hamam, medrese ve hastane bulunmaktadır. Ayrıca Ayasofya Camii civarında yardıma muhtaç ve fakirlerin karnını doyurmak için bir mutfak yaptırtmıştır.

Ölümünden Sonra:
Hürrem Sultan Avrupa’da, modern Türkiye’de ve batıda birçok resim, müzik ve bale gibi tarihi çalışmalara konu olmuştur. Mesela Joseph Haydn’in 63. senfonisini örnek verebiliriz. Eserler Ukraynalılar tarafından yazılmıştır ama genelde İngilizce, Almanca ve Fransızcadır.
Hürrem Sultan’ın doğduğu yer olduğuna inanılan Ukrayna’nın Rohatyn kentinde bir Hürrem Sultan anıtı bulunmaktadır. 2007 yılında, Ukrayna’daki bir liman kenti olan Mariupol’daki Müslümanlar Hürrem Sultan’ın onuruna bir müze açmıştır.

Bir ülkede deprem sözkonusu olursa jeologlar, hastalıklar sözkonusu olursa doktorlar, savaş sözkonusu olursa siyasiler ve askerler konuşurlar. Bu bizim ülkemizde de böyledir. Ancak bizde iki konu vardır ki bunlar üzerinde herkes konumuna, birikimine, eğitimine bakmadan üstelik de allame edasıyla konuşur. Bu konulardan bir tanesi dindir diğeri tarih. Tarihle ilgili bir şeyler söz konusu olduğunda siyasetçi konuşur, gazeteci konuşur, televizyoncu konuşur vs. Bir Allah kulunun aklına da bu işin profosörleri bulup konuşturmak gelmez. Veya gelir de, onların söyleyecekleri işlerine gelmez. Tarih deyince her zaman revaçta olan konulardan bir tanesi de Osmanlı ve haremidir. Bunu içoğlanları takip eder. Ardından valide sultanlar, kadınlar saltanatı, devşirmeler vs. böyle gider. İlim ahlakına sahip bir tarihçinin Osmanlı haremi konusunda söyleyeceği şeyler çok azdır. Çünkü elinde bu konuyla ilgili yeterli belge, döküman vs. yoktur. DEVAMINI OKU

Onun hakkında yazılan eserler:

* Moskov Cariye Hürrem
* Hürrem Sultan (Dizi)

Ülkeler fatihi Kanuni Sultan Süleyman’ın gönlünü Hürrem Sultan fethetti. Muhteşem Süleyman’ ın Hürrem Sultan’a aşkı sevgili karısının kolları ve gözyaşları arasında ölmesine kadar sürdü ve ondan sonra da devam etti. Aşk mı? Onların aşkı devlet erkinin üstünde bir aşktı.Kanuni’nin hareminde beyleri ve Kırım hanları tarafından sunulmuş pek çok cariye vardı. Fakat Kanuni, Hürrem’i tanıdığı günden beri cazibesine kapılmış, ona aşık olmuştu

Osmanlı’nın en güçlü kadınlarından Hürrem Sultan’ın Slav asıllı olduğu söylenir. Ukraynalılar ise Hürrem Sultan’ın Ukraynalı Roxelana olduğundan emin. İlk kez saraya, bir yabancı kadın, padişah eşi olarak Hürrem Sultan’la girmiştir.Hürrem Sultan, Rus asıllı olan bu cariye Kanuni Sultan Süleyman’ın karısı olarak imparatorluk yönetimini etkilemiş, oğullarının taht mücadelesinde oynadığı rol, daha doğrusu oğlu 2′nci Selim’i tahta geçirme çabası ile Osmanlı döneminin en güçlü kadınlarından biri olmuştur. Kanuni’nin aşırı güven ve sevgisini kazanarak onun nikahlı eşi olduktan sonra belli bir plan dahilinde çalıştı, el altından çeşitli entrikalar uygulayarak on altıncı yüzyıl Osmanlı tarihini olumsuz yönde etkiledi. Kanuni’nin, Gülbahar Hatun’dan olan veliahtı Sultan Mustafa’yı ortadan kaldırmak için çeşitli entrikalar ile önce Gülbahar Hatun’u, ardından kırk yaşındaki veliaht Mustafa’yı boğdurttu. Devlet yönetimine de hakim olan Hürrem Sultan, İran savaşını destekledi. Ruslar ve Lehlerle barış içinde yaşanılmasını sağladı. İstanbul’da bugün Haseki olarak anılan semtte yaptırdığı külliye ile adına külliye tesis edilen ilk padişah eşi olma özelliğine de sahiptirOsmanlının kudretli padişahlarından Kanuni Sultan Süleyman ‘ın ”Muhibbi Divanı”ndaki aşk şiirleri, onun yalnız güçlü bir devlet yöneticisi ve imparatorluk kurucusu olduğu kadar, gönül dünyasındaki zenginliğini anlatmaktadır. Cihan Padişahı; aynı zamanda aşk şairidir.

Çıktığı uzun seferler sırasında çok sevdiği Hürrem Sultan’a aşk şiirleriyle bezenmiş mektuplar göndemiştir,

N’ola baksam şem’i hüsnüne gönül pervaneveş
Dostum sen şem olacak âşıkım pervanedir.<
Gülşen-i hüsnünde dil mürgün yine saydetmeye
Zülfünün ağında Muhibbî hâli anın divanedir

Hürrem Sultan ise mektuplarına;

Hazret-i Sultanım diye  başlar veYüz(ümü) yere koyup, kutsal ayağınızın bastığı toprağı öptükten sonra, benim devletimin güneşi ve sermayesi sultanım, eğer bu ayrılığın ateşine yanmış ciğeri kebap, göğsü harab, gözü yaş dolu, gecesini gündüzden ayırt edemeyen, özlem denizine düşmüş çaresiz aşkınız ile divane, Ferhat ile Mecnun’dan beter tutkun kölenizi sorarsanız, ne ki sultanımdan ayrıyım.

diye dil döker, saraydan ve şehir ahalisinden yazmayı da ihmal etmez:

Padişahım yine cariyenizi topraktan kaldırıp, tezkire gönderip, Mahmut Çelebi’den beş bin filori bağışlamışsınız. Bir günün için Allah’ın bin yardımı olsun. Şimdi benim sultanım, bu ne zahmet idi, kutsal bıyığınızın kılı bana beşbin filoriden değerlidir. O bağış bize canımızdan fazla minnettir.

Benim sultanım, ondan sonra şehir etrafından sorarsanız, şimdilik hastalık vardır.

Hürrem Sultan’ın tarihte oynadığı rol, bu tatlı dil ile daha da anlaşılır hale geliyor.

Topkapı müzesi arşivindeki mektuplar da bu aşkın kanıtlarından bazılarıdır

Hürrem Sultan’dan Kanuni ye mektup…
Yüzümü yere koyup, mutluluk sığınağı ayağınızın topraklarınızı öptükten sonra, benim devletimin güneşi ve saadetimin sermayesi sultanım, eğer bu ayrılık ateşine yanmış, ciğeri kebap, sinesi harap, gözleri yaş dolu, gecesi gündüzü belirsiz olan, hasret deryasına gark bi-çare, aşkınız ile müptela, Ferhat ile Mecnun’dan beter şeyda kölenizi sorarsanız; ne zamandır ki sultanımdan ayrıyım, bülbül gibi ah u feryadım dinlemeyip,ayrılığınızdan dolayı öyle bir halim var ki, Allah, kafir olan kullarına dair vermesin. Benim devletim, benim sultanım, özellikle, bir buçuk ay olduğu halde sizden bir haber gelmemesi yüzünden, Allah biliyor ki , hiçbir şekilde rahatlık yüzü görmeyip, gece gündüz ağlayıp, kendi hayatımdan el çekip,cihan gözüme dar oldu. Ne yapacağımı bilmeden ağlayıp gözyaşları içinde gözüm kapıları gözlerken, ol ferdü rabbü’l alemin, aleme rahmet eden subhan-ı Yezdan, cümle aleme inayet nazarın edip, fetih haberi ve müjdeli haberlerini yetiştirdi. Ve bu haberi işitince Allah biliyor ki, benim padişahım, benim sultanım, ölmüş idim taze can buldum. ………

Benim Sultanım, şehir hakkında soracak olursanız; şimdilik henüz hastalık devam etmektedir. Ancak önceki gibi değildir. İnşallah Sultanım gelince, Allah’ın inayetiyle de geçer gider. Azizlerimiz, hazan yaprağı dökülünce geçer derler.Benim Sultanım, sık sık mübarek mektubunuzu gönderirsiniz diye, tazarru ve iltimas ederim. Zira ki, billah yalan değil, bir iki hafta geçip de ulak gelmezse alem gulguleye gelir. Türlü türlü sözler söylenir Yoksa sadece kendi nefsim için istediğimi sanmayın.    Hürrem….

kaynak: www.geldik.com

Bu Konuda Görüşlerinizi Paylaşabilirsiniz

5 Yorum yapılmış "Hürrem Sultan, 1506 – 1558"

  1. ünsa demişki 30 Ocak 11 16:26 

    HÜRREM SULTAN’IN hayatını gerçek yüzünü bilmiyordum :)

  2. beyzas demişki 06 Mart 11 13:03 

    aslında iyi biri mimar sinin onun için beni en çok çalıştıran oydu demiş şu andada olduğu gibi bir çok hayır eseri vardır

  3. denis demişki 13 Mart 11 09:19 

    no comment

  4. demir demişki 13 Mart 11 09:21 

    eşitlik isterler, dünyayı yöneteni yönetirler de…

  5. Mustafa demişki 21 Nisan 11 16:11 

    neden kötü YÜREİ olduğunu anlayamıyorum keşke hürrem sultan’nın kötü RUHU olmasaydı