Buradasınız» Sebzelerin Özellikleri Ve Faydaları
Brüksel Lahanası Özellikleri
BENZER İÇERİKLER
- Turp’un Özellikleri ve Faydaları
- Taze Fasulye’nin Özellikleri ve Faydaları
- Soğan’ın Özellikleri ve Faydaları
- Semizotu’nun Özellikleri ve Faydaları
- Sarımsak’ın Özellikleri ve Faydaları
- Şalgam’ın Özellikleri ve Faydaları
- Salatalık’ın Özellikleri ve Faydaları
- Pırasanın Özellikleri ve Faydaları
- Pazı’nın Özellikleri ve Faydaları
- Patlıcan’ın Özellikleri ve Faydaları
Brüksel Lahanası Faydaları
Brüksel lahanası (Brassica oleracea Gemmifera) Brassicaceae (turpgillerden), küçük yumru şeklinde ve kalınca kat kat yaprakları olan bir sebze türü.
Brokoli gibi kansere yakalanma riskini azalttığı düşünülen bir başka kış sebzesini veren Brüksel lahanası, Turpgillerdendir. Anayurdu bilinmeyen bitki, ABD ve Avrupa’da yaygın şekilde yetiştirilmektedir. Türkiye’de de tarımı başlamış olup sebze, halk arasında yavaş yavaş tanınmaktadır.
Biryıllık otsu bitki olan Brüksel lahanası, fide durumundayken lahanaya çok benzer. Ama sonra, gövdesi 60-90 cm’ye kadar boylanır, gövde üzerinde kalın sapların ucunda, koyu yeşil renkli, beyaz damarlı iri yaprakları uzar. Bu yaprakların koltuğundan çıkan tomurcuklar, küçük yuvarlak başçıklara dönüşür.
Minyatür lahanaları andıran ve kokusu keskin olan başçıklar sıkı sarımlı olup iri bir ceviz kadar büyür ve sebze olarak yenilir.
C vitamini bakimindan zengindir ve 100 gram çiğ Brüksel lahanasındaki değerler şunlardır:
* Karbonhidrat: 5 g
* Protein: 4 g
* Yağ: 0,5 g
* Mineraller:
* Kalsiyum: 30 mg
* Demir: 1 mg
* Vitaminler:
* Keroten: 1 mg ( antioksidant)
* B1: 0,12 mg
* B2: 0,12 mg
* C: 150 mg
Turp’un Özellikleri ve Faydaları
BENZER İÇERİKLER
- Brüksel Lahanası Özellikleri
- Taze Fasulye’nin Özellikleri ve Faydaları
- Soğan’ın Özellikleri ve Faydaları
- Semizotu’nun Özellikleri ve Faydaları
- Sarımsak’ın Özellikleri ve Faydaları
- Şalgam’ın Özellikleri ve Faydaları
- Salatalık’ın Özellikleri ve Faydaları
- Pırasanın Özellikleri ve Faydaları
- Pazı’nın Özellikleri ve Faydaları
- Patlıcan’ın Özellikleri ve Faydaları
Uzmanlar, çeşitli esansları, bol C vitamini, iyot ve kükürdüyle turpun, karaciğeri midçalıştırdığnı, böbreklerdeki kum ve taşı döktüğünü, bronşlara çok iyi tesir ettiğini, dalak şişliğini giderdiğini ve cildi güzelleştirdiğini ifade ediyor. Uzmanlar, turpun bağırsakları dezenfekte edip pekliği giderdiğini, akşam yenilen turp veya içilen bir bardak turp suyunun çok iyi uyku verdiğini söylüyor.

Şifanın Kaynağı Olan Bitkilerin Hangisinin Neye Yaradığını Biliyormusunuz?TIKLAYIN
Taze Fasulye’nin Özellikleri ve Faydaları
BENZER İÇERİKLER
- Brüksel Lahanası Özellikleri
- Turp’un Özellikleri ve Faydaları
- Soğan’ın Özellikleri ve Faydaları
- Semizotu’nun Özellikleri ve Faydaları
- Sarımsak’ın Özellikleri ve Faydaları
- Şalgam’ın Özellikleri ve Faydaları
- Salatalık’ın Özellikleri ve Faydaları
- Pırasanın Özellikleri ve Faydaları
- Pazı’nın Özellikleri ve Faydaları
- Patlıcan’ın Özellikleri ve Faydaları
TAZE FASULYE’NİN ÖZELLİKLERİ:
Besin değeri çok yüksek olan taze fasulye dünyanın çok yerinde bolcatüketilen önemli bir kültür bitkisidir.Orta Amerika kökenli olan bu bitki 250 yılönce Anadolu’ya gelmiş ve çok geniş bir alana yayılmıştır.
Taze fasulyede A,B1,B2VE C vitaminlerince zengindir.Taze fasulyede vücutta biriken asidi
nötralize edebilecek baz fazlalığı da mevcuttur.Fasulyenin hazım olabilirlik
oranı %84 dür.
Ayrıca fasulye baklalarında bulunan phasol ve phaseolin
maddelerinin şeker hastalığında kullanılan insülin karakterinde olduğu ve
bu yüzden kandaki şeker miktarının düşürülmesinde kullanıldığı bilinmektedir.
TAZE FASULYE’NİN FAYDALARI:
Taze fasulye, bedeni ve zihni yorgunlukları giderir.
Vücudun kuvvetlenmesini sağlar.
Pankreas bezi’nin gereği gibi çalışmasına yardımcı olur.
Şeker hastalığını önler ve kandaki şeker miktarını düşürür.
İdrar tutukluğunu giderir.
Albümini düşürür.
Böbreklerdeki kum ve taşların dökülmesine yardımcı olur.
Karaciğer yetersizliğini tedavi eder. Kalbi ve böbrekleri kuvvetlendirir.
Kalp çarpıntılarını giderir.
Zehirlenmelerden sonra yenilecek olursa; çabuk iyileşmeyi sağlar.
Fasulye pişirilirken, pişirme suyunu en azından 2-3 kere değiştirmek gerekir
Şifanın Kaynağı Olan Bitkilerin Hangisinin Neye Yaradığını Biliyormusunuz?TIKLAYIN
Soğan’ın Özellikleri ve Faydaları
BENZER İÇERİKLER
- Brüksel Lahanası Özellikleri
- Turp’un Özellikleri ve Faydaları
- Taze Fasulye’nin Özellikleri ve Faydaları
- Semizotu’nun Özellikleri ve Faydaları
- Sarımsak’ın Özellikleri ve Faydaları
- Şalgam’ın Özellikleri ve Faydaları
- Salatalık’ın Özellikleri ve Faydaları
- Pırasanın Özellikleri ve Faydaları
- Pazı’nın Özellikleri ve Faydaları
- Patlıcan’ın Özellikleri ve Faydaları
SOĞAN’IN ÖZELLİKLERİ:
Türk mutfağında önemli yeri olan soğanın pek çok faydası vardır.
A, B ve C vitaminleri içerir. Potasyum, magnezyum, kalsiyum, sodyum, iyot, fosfor ve kükürt mineralleri bakımından zengindir. Taze ve kuru soğan olarak iki türlü yenmesi mümkündür. Hem çiğ olarak salatalarda kullanılabilir, hem de pişirilerek yemeklere katılabilir. Faydaları açısından etkisi değişmez. Yine de uzmanlar soğanın çiğ tüketilmesini tavsiye eder. Ancak bu durumda hazmının kolay olması için iyi çiğnenmelidir. Neredeyse Her derde deva gibidir.
Şifanın Kaynağı Olan Bitkilerin Hangisinin Neye Yaradığını Biliyormusunuz?TIKLAYIN
SOĞAN’IN FAYDALARI:
Vücut direncini artırır.
Bağırsak sistemini güçlendirir.
Yüksek tansiyonun düşmesine yardımcı olur.
Soğan, nefes yollarını açma ve öksürüğü kesme özelliği olduğu için soğuk algınlığı, grip, astım ve bronşit için faydalıdır.
Kanda bulunan şeker seviyesini ayarlayan etkilerinden dolayı şeker hastaları için de bulunmaz bir nimettir.
Mikrop öldürücü özelliği vardır. Vücuttaki ve kandaki zararlı maddelerin vücuttan uzaklaştırılmasını sağlar.
Mide asidini artırdığı için sindirimi kolaylaştırır.
Kan şekerini düşürür.
İdrar söktürür.
Yüksek tansiyonu düşürür.
Yaraların iyileşmesini kolaylaştırır.
Anti bakteriyel etki sağlar.
Egzama, dolama gibi cilt hastalıklarına iyi gelir.
Karaciğerin çalışmasını düzenler.
Sinirleri rahatlatır.
Hafızayı güçlendirir.
Cinsel gücü artırır.
Kalpteki kroner damarların genişlemesini sağlar.
Prostat bezinin çalışma ritmini düzenler ve sertleşmesini engeller.
Böbrek taşı ve kumu dökmeyi kolaylaştırır.
Sinirleri gevşetir. Zihin yorgunluğunu ve uykusuzluğu giderir.
Depresyona iyi gelir.
Soğan, yolculuk sırasındaki su değişikliğine karşı faydalıdır. Zehirli maddelerin kokusunu giderir. İştahı açar, mideyi kuvvetlendirir, cinsel istek ve arzuyu tahrik eder. Meniyi artırır, cildi güzelleştirir, balgamı keser ve mideyi temizler.
* Soğan tohumu ciltteki alaca hastalığını giderir.
* Saçkıran hastalığı olan yerin etrafı soğan tohumu tozu ile iyice ovuşturulursa, gerçekten faydalı olur.
* Soğan tohumu tozu, tuz ile karıştırılıp siğiller üzerine sürülürse, siğilleri giderir.
* Müshil ilacı içen kimse, soğan kokladıgı zaman, kusmayı ve midedeki bulantıyı önler ve ilacın kokusunu giderir.
* Soğan suyu buruna çekildiği zaman burun mecrasını temizler.
* Ağır işitme, kulak çınlaması, kulak iltihabı ve kulakta meydana gelen su toplanmasına karşı soğan suyu damlatılır.
* Soğan suyu göze sürme gibi çekildiğinde, göze inen (gözde toplanan) suya karşı faydalıdır.
* Soğan tohumu tozu ile bal karıştırılarak macun yapılır ve gözde meydana gelen beyaz perde hastalığı için sürme gibi göze çekilir.
* Pişirilmiş soğanın gıda değeri daha yüksektir.Sarılık, öksürük, nefes darlığı hastalıkları için pişirilmiş soğan gayet faydalıdır. İdrarı artırır, tabiatı yumuşatır.
* Kuduz olmayan köpeğin ısırdığı yere soğan suyu, tuz ve sedef otu ile macun yapılıp sürülürse, gayet faydalıdır.
* Soğan; devamlı yenildiği zaman, basur memelerinin ağzını açar.
* Soğan, et ile beraber yenirse, etin yağının tesirini giderir. Nitekim Hz. Muâviye de, kendisini ziyarete gelen bir heyete verdiği ziyafette, sofraya soğan da getirtmiş ve
“Soğandan yiyiniz! Zira bir kimse yabancı bir yerde soğan yerse, oranın suyu o kimseye zarar vermez” demiştir
Uyarı:
Çiğ soğan yemek, yarım baş ağrısı yapar. Başa ağırlık verir, şişkinlik ve gaz yapar. Gözü karartır. Çok yenilmesi unutkanlık meydana getirir, ağız kokusunu değiştirir, kötü kokusu arkadaşlarına ve koruyucu meleklere eziyet verir.
Pişirilerek yenilmesi bu zararlardan bir kısmını giderir.
Semizotu’nun Özellikleri ve Faydaları
BENZER İÇERİKLER
- Brüksel Lahanası Özellikleri
- Turp’un Özellikleri ve Faydaları
- Taze Fasulye’nin Özellikleri ve Faydaları
- Soğan’ın Özellikleri ve Faydaları
- Sarımsak’ın Özellikleri ve Faydaları
- Şalgam’ın Özellikleri ve Faydaları
- Salatalık’ın Özellikleri ve Faydaları
- Pırasanın Özellikleri ve Faydaları
- Pazı’nın Özellikleri ve Faydaları
- Patlıcan’ın Özellikleri ve Faydaları
Semizotunun, kanama hastalıklarında ve peklikte çok faydalı olduğunu kaydeden uzmanlar, kanı temizlediğini, bol idrar söktürdüğünü, kanı, üre ve benzeri pisliklerinden temizlediğini, sinir krizleri ve beyin yorgunluğunu geçirdiğini, böbrekteki kum ve taşı döktüğünü bildiriyor.
Semizotunun, şeker hastalarının susuzluğunu azalttığını, şişmanlara kilo verdirdiğini belirten uzmanlar, semizotu, yeşil salata olarak yenirse faydasının fazla olduğunu ifade ediyor.
Şifanın Kaynağı Olan Bitkilerin Hangisinin Neye Yaradığını Biliyormusunuz?TIKLAYIN
Sarımsak’ın Özellikleri ve Faydaları
BENZER İÇERİKLER
- Brüksel Lahanası Özellikleri
- Turp’un Özellikleri ve Faydaları
- Taze Fasulye’nin Özellikleri ve Faydaları
- Soğan’ın Özellikleri ve Faydaları
- Semizotu’nun Özellikleri ve Faydaları
- Şalgam’ın Özellikleri ve Faydaları
- Salatalık’ın Özellikleri ve Faydaları
- Pırasanın Özellikleri ve Faydaları
- Pazı’nın Özellikleri ve Faydaları
- Patlıcan’ın Özellikleri ve Faydaları
1. Ekonomik Önemi, Anavatanı ve Yayılma Alanları
Sarımsak ülkemizin her tarafında yetiştirilen bir sebzedir. Sarımsak çevre şartlarına iyi adapte olabilen yapısından dolayı ülkemizin her tarafında yetiştirilmekle birlikte ideal üretim alanlarının deniz ikliminden kara iklimine geçilen yöreler olduğu kolayca görülür. Kastamonu, Amasya, Tokat illerimizde önemli boyutlarda sarımsak üretimi başarıyla sürdürülmektedir.
Sarımsağın Türkiye’de ne zamandan beri yetiştirildiği yolunda kesin bir kayıt bulunmamaktadır. Ancak Evliya Çelebi Seyahatnamesinde sarımsakla ilgili kayıtlar bulunmaktadır. Türklerin Orta Asya’dan göç etmeden önce sarımsağı kullandıkları da bilinmektedir. Sarımsağın anavatanının Akdeniz ülkeleri, İran ve Afganistan olduğu bir çok araştırıcı tarafından bildirilmiştir. Sarımsağın M.Ö. I. Ve II. Yüzyıllarda Çin’de ilaç olarak kullanıldığı verilen bilgiler arasındadır. Bayraktar, 1970 Firavun mezarlarında sarımsak başlarının bulunduğunu bildirmektedir. Sarımsağın Avrupa’daki 15. Ve 16. Yüzyıllarda başlamıştır. Sarımsağın insan sağlığında oynadığı rolün belirlenmesinden sonra sarımsak kullanımı engelleyen kokusu üzerinde çalışmalar yoğunlaşmış, bunun sonucunda da sarımsak üretim ve tüketimi önemli boyutlarda artmıştır. Bugün ABD’de sarımsak son derece kıymetli bir sebze olup önemli miktarlarda üretilmekte ve tüketilmektedir.
Ülkemizde 1998 yılı istatistiklerine göre üretilen sarımsak miktarı 26.500 ton taze 85.000 ton kuru sarımsak olarak bildirilmiştir. Bazı yıllarda üretimin çok önemsiz bir kısmı ihraç edilmektedir.
2. Morfolojik Özellikleri
Kök
Sarımsakta kök oluşumu soğan ve pırasada olduğu gibidir. Bitki çok yoğun bir kök oluşumuna sahiptir ve kökleri çok ender hallerde dallanır. Köklerin çok önemli bir bölümü (%75) toprağın 20-25 cm’lik derinliğinde delişir. Azda olsa bitki gelişimine ve toprak yapısına bağlı olarak 50 cm derinliğe kadar giden köklere de rastlanır. Bitki kökleriyle toprağa çok iyi tutunur ve köklerin yayıldığı hacim içindeki besin maddelerinden iyi bir şekilde yararlanır.
Gövde
Sarımsağın gövdesi soğan ve pırasada olduğu gibi altta yoğun kök kitlesini taşır, rozet şeklindedir. Bu rozet üzerinde sarımsak başını oluşturan dişler dizilmiştir.
Yaprak
Sarımsak dişi toprağa dikildikten hemen sonra önce kökleri daha sonrada yapraklarını meydana getirir. Yapraklar dışarıdan içeriye doğru meydana gelirler ve bir aks oluştururlar. Çeşide ve yetiştirme şartlarına bağlı olmak üzere yaprak kınlarının meydana getirdiği bu aks 20-60 cm boy alabilir. Sarımsak yaprakları toprakla dar açı yaparlar. Yapraklar boyuna çizgili ve simetrik yapıdadır, orta kısımda belirgin bir omurga yer alır. Yaprak rengi çeşitlere göre değişir. Yaprakların üst kısmı mum tabakası ile kaplıdır.
Gövde üzerinden çıkan yapraklar iç içe sarılmış vaziyette gelişip önce aksı, daha sonrada ayayı meydana getir. Bitki önemli miktarda yaprağın koltuğundaki tomurcuklar gelişip depo halini alır bu tomurcuklardan dişler meydana getirir. Yapraktan geriye kalan kısım incelir, kuru bir zar halini alarak sarımsak dileri arasında kalır. Dıştaki 5-6 yaprağın kınları dişlerden oluşan başı saracak şekilde gelişir ve başı korur.
SARIMSAĞIN FAYDALARI
Uzmanlara göre, bu keskin kokulu yumruda, her türlü harika özellik mevcut. Sarmısağın tansiyon düşürdüğü, kan pıhtılaşmasını azalttığı, kötü LDL kolesterolünü düş, dürdüğü, bazı mide kanserlerini önlediği, bağışıklık sistemini güçlendirdiğinin ispatlandığını söyleyen uzmanlar, sarımsaktaki “allicin” denilen bir maddenin, sadece kendi özgü kokusunu vermekte kalmadığını, ayrıca bakteri gelişimini önlediğini, vücuttaki mantarı ve maya oluşumunu tahrip ettiğini kaydediyor.
Uzmanlar, sarımsakta 2 kuvvetli antibiyotik, çok tesirli esanslar, bol iyot ve kükürt bulunduğunu ve insan sağlığında çok değerli vazife gördüğünü belirterek, “Damar sertliğini giderir, kanı durultur, kalbi kuvvetlendirir, bronşları dezenfekte eder, cilt hastalıklarını giderir ve kansere karşı korur” diyorlar.
Uzmanlar, sarımsaklı yoğurdun, zehirlenmelere karşı insanı koruduğunu ve sarımsağın en ince damarları dahi temizleyerek oralara kan gitmesini sağladığını bildiriyor. Uzmanlar, sarımsağın, bütün salgı bezlerini çalıştırmak ve vücudu zehirlerinden temizlemek suretiyle, genç ve dinç olmayı, uzun yaşamayı sağladığını kaydediyor.
Şifanın Kaynağı Olan Bitkilerin Hangisinin Neye Yaradığını Biliyormusunuz?TIKLAYIN
Şalgam’ın Özellikleri ve Faydaları
BENZER İÇERİKLER
- Brüksel Lahanası Özellikleri
- Turp’un Özellikleri ve Faydaları
- Taze Fasulye’nin Özellikleri ve Faydaları
- Soğan’ın Özellikleri ve Faydaları
- Semizotu’nun Özellikleri ve Faydaları
- Sarımsak’ın Özellikleri ve Faydaları
- Salatalık’ın Özellikleri ve Faydaları
- Pırasanın Özellikleri ve Faydaları
- Pazı’nın Özellikleri ve Faydaları
- Patlıcan’ın Özellikleri ve Faydaları
Şalgamın taş ve kum döktüğünü, bronşları boşalttığını, bol idrar söktürdüğünü ve pekliği giderdiğini söyleyen uzmanlar, şalgamın yaprakları ince kıyılarak salata şeklinde yenirse yukarıdaki hastalıklara iyi geldiğini bildiriyor. Uzmanlar, şeker hastalarının da şalgam yiyebileceğini vurguluyor ve şalgam ne kadar çiğ yenirse o kadar faydalı olduğunu hatırlatıyor.
Şifanın Kaynağı Olan Bitkilerin Hangisinin Neye Yaradığını Biliyormusunuz?TIKLAYIN
Salatalık’ın Özellikleri ve Faydaları
BENZER İÇERİKLER
- Brüksel Lahanası Özellikleri
- Turp’un Özellikleri ve Faydaları
- Taze Fasulye’nin Özellikleri ve Faydaları
- Soğan’ın Özellikleri ve Faydaları
- Semizotu’nun Özellikleri ve Faydaları
- Sarımsak’ın Özellikleri ve Faydaları
- Şalgam’ın Özellikleri ve Faydaları
- Pırasanın Özellikleri ve Faydaları
- Pazı’nın Özellikleri ve Faydaları
- Patlıcan’ın Özellikleri ve Faydaları
Salatalığın kanı temizlediğini, karaciğeri ve böbrekleri çalıştırarak bol idrar söktürdüğünü ifade eden uzmanlar, idrarla birlikte vücuttaki üre asidi ve ürat tuzlarını eritip dışarı attığını bildiriyor. Salatalığın, içeriğindeki bol kükürdü ile kanı temizlediğini, ciltteki ter bezlerini çalıştırdığını belirten uzmanlar, bol vitamin ve madeni madde verdiğini, böylece cildin taze ve pürüzsüz olmasına yardım ettiğini vurguluyor.
Salatalığın kendisi veya suyunun, cildi bir tonik kadar temizlediğini söyleyen uzmanlar, et yemeklerinin verdiği susuzluğu kestiğini kaydediyor. Salatalığın, sıcak bir havada iç ısısının dış ısıdan 20 derece daha düşük olduğu ve bu sebeple serinletici olarak yendiği bildiriliyor.
Şifanın Kaynağı Olan Bitkilerin Hangisinin Neye Yaradığını Biliyormusunuz?TIKLAYIN
Pırasanın Özellikleri ve Faydaları
BENZER İÇERİKLER
- Brüksel Lahanası Özellikleri
- Turp’un Özellikleri ve Faydaları
- Taze Fasulye’nin Özellikleri ve Faydaları
- Soğan’ın Özellikleri ve Faydaları
- Semizotu’nun Özellikleri ve Faydaları
- Sarımsak’ın Özellikleri ve Faydaları
- Şalgam’ın Özellikleri ve Faydaları
- Salatalık’ın Özellikleri ve Faydaları
- Pazı’nın Özellikleri ve Faydaları
- Patlıcan’ın Özellikleri ve Faydaları
PIRASA’NIN ÖZELLİKLERİ:
Pırasa ülkemizde kışlık sebze olarak kullanılan ve bütün bölgelerimizde üretilip tüketilen bir sebzedir. Özellikle kara ikliminin hüküm sürdüğü bölgelerimizde kışlık sebze tüketiminin çok önemli bir bölümünü oluşturur ve beslenmede önemli bir yeri vardır.
Sebzeler arasında üretimi ve fiyatı en istikrarlı sebzedir. Üretimine yıllar itibariyle bakıldığında bu özelliği kolayca tespit edilebilir. 1998 yılı istatistiklerine göre ülkemizde yılda üretilen pırasa miktarı 312.000 tondur. Birkaç yıl öncesine kadar sadece kış mevsiminde tüketilen ve üretimi de buna göre yapılan bu sebzenin her mevsimde üretilebilen sebze özelliği olması nedeniyle yılın büyük bir bölümünde üretilip tüketilmeye başlandığı görülmektedir. Bu uygulamanın giderek hızla artacağı tahmin edilmektedir.
Ayrıca zaman zaman taze olarak ihraç edilen bir sebzedir. Kurutularak ve dondurularak ihraç etme imkanları nedeniyle üretiminin sürekli olarak artacağı düşünülmektedir.
Pırasalar iklim şartlarının uygunluğu nedeniyle Ege ve Akdeniz bölgelerinde kış boyunca tarlada hiçbir önlem almadan bırakılıp istendiği zaman hasat edilebilir ve bu dönemde yetiştirme yapılamayan bölgelerimizde pazarlanabilirler.
Pırasanın anavatanı İtalya’dan başlayıp ülkemizi, Filistin’i, Suriye’yi, Mısır’ı içine alan Akdeniz havzasıdır. Pırasa ile ilgili ilk kayıtlar Mısır Firavun mezarlarında görülmüştür. Burada yetiştirilen pırasa Allium porrum ile A. Ampeloprasum arasındaki bir formdur. A.porrum’un A.Ampeloprassum’dan geliştiği kabul edilmiştir. A. Ampeloprasum Akdeniz ülkelerinde spontan olarak bulunmaktadır.
Pırasalar yazlık ve kışlık olmak üzere iki ana form halinde bulunurlar. Yazlık pırasalar açık yeşil renkli, daha yumuşak dokulu daha kısa ömürlü ve soğuklara karşı hassastır. Bunlarda yaprak ayası daha kısa ve dik duruşludur. Yazlık çeşitlerde aks kışlık çeşitlere göre 2-3 kat daha uzundur. Bu çeşitlerde aks uzunluğu çeşide ve yetiştirme şartlarına bağlı olmak üzere 80 cm’ye kadar çıkabilir. Yazlık çeşitler –8, -10 °C’lik sıcaklıklarda ölürler. Bu çeşitler aksın köklere birleştiği gövdenin üzerine soğan meydana getirmezler ve aynı bileşikleri yönünden daha fakirdirler.
Buna karşılık kışlık pırasalar daha koyu renkli yapraklara sahiptir. Yapraklar daha büyük, buna karşılık aks daha kısa ve kalındır. Aksın gövdeye birleştiği yerde hafifi soğan meydana getirirler. Çok düşük sıcaklıklara da dayanırlar.
Pırasada potasyum, sodyum, kalsiyum, klor kükürdü vardır. Bazı hastalıkların tedâvisinde kullanılması, ihtivâ ettiği kükürtlü uçucu yağlardan ileri gelmektedir.
PIRASA’NIN FAYDALARI:
Hazımsızlıkta, kansızlıkta, romatizmalar, idrar yolları hastalıklarında, idrar taşlarında, böbrek yetmezliğinde, şişmanlık ve üremi hastalığında kullanılır.
Çiğ olarak yendiğinde içerdiği ürik asidi dolayısıyla temizleyicidir
Yemek borusu iltihabına karşı etkilidir.
Arpa ile pişirilip yendiğinde balgamı söker.
Sebze olarak bol bol yendiğinde idrar sökücü,
Hazmı kolaylaştırıcı, kabızlığı giderici özelliği vardır.
Yatmadan önce 1 fincan sıkılmış pırasa (beyaz kısmı) sinir hücrelerinin yenilenmesini sağlar. Bir miktar pırasa iyice kaynatılıp suyu, banyo suyuna katılırsa vücutta görülen kaşıntılara, alerjiye iyi gelir.
Yağlı cilt için rendelenmiş pırasa suyuna küçük bir kaşık bal eklenerek elde edilen bileşim cilde sürülür ve gülsuyu ile temizlenir.
Yine sütte kaynatılmış pırasadan (beyaz kısmı) elde edilen su, güzel bir cilt sağlamaya yardımcı olur.
Öksürüğe karşı ince doğranmış pırasa süt içerisinde pişirilir, ılık bir hâle gelince bal ilâve edilerek ezilir.
Günde üç defa yenilmeye devam edilirse öksürüğe iyi gelir.
DIŞTAN KULLANILIŞI:
Abseler, kan çıbanları, mesane iltihapları, basurlar, böcek sokması, yaralarda kullanılır.
Prasa suyu, ekmek içi ile karıştırılır ve bu hamur az gelişmiş apse ve kan çıbanları üzerine vurulursa abseyi çabuk oldurur…
Kaynamakta olan prasanın buharı bir honi ile ağıza ekilirse bademciklerin şişliğini giderir.
İdrar tutukluğunda: Altı adet prasa alınır ve üzerine zeytinyağı .sürerek ateşte pişirilir ve kasık üzerine vurulursa çabuk sonuç elde edilir ve idrar derhal boşalır.
Basur memelerine karşı: 10-12 tane prasa 6 litre suda kaynatılır üç gün sıra ile günde iki kez bu sıcak banyoya oturmak suretiyle basur iyiedilir.
Böcek sokmasına karşı: Bir baş prasa bıçakla ikiye bölünür ve böcek sokan yere iyice sürtülür.
Pazı’nın Özellikleri ve Faydaları
BENZER İÇERİKLER
- Brüksel Lahanası Özellikleri
- Turp’un Özellikleri ve Faydaları
- Taze Fasulye’nin Özellikleri ve Faydaları
- Soğan’ın Özellikleri ve Faydaları
- Semizotu’nun Özellikleri ve Faydaları
- Sarımsak’ın Özellikleri ve Faydaları
- Şalgam’ın Özellikleri ve Faydaları
- Salatalık’ın Özellikleri ve Faydaları
- Pırasanın Özellikleri ve Faydaları
- Patlıcan’ın Özellikleri ve Faydaları
PAZI’NIN ÖZELLİKLERİ:
Pazı ülkemizde Ege-Marmara ve Akdeniz bölgelerinde yetiştirilerek tüketilen bir sebzedir. Şeker pancarı üretilen bölgelerimizde şeker pancarının çapa ve seyreltme dönemindeki genç bitkileri ve daha sonrada genç yaprakları pazının değerlendirildiği gibi kullanıldığından bu bölgelerde pazı üretim alışkanlığı yoktur. Ekonomik bakımdan önemli bir sebze değildir. Toplam üretiminin 8500 ton civarında olduğu belirlenmiştir.
Anavatanı Akdeniz ülkeleri olup dünyaya buradan yayılmıştır. Kırmızı pancara göre soğuklara daha dayanıklı bir bitki olması nedeniyle daha kuzey bölgelerde de yayılmıştır. Kar örtüsü altında kışı geçirebilen bir bitkidir. Romalılar ve Yunanlılar dönemlerinde üretilerek tüketildiği bilinmektedir.
Pazının kök yapısı pancarınkine çok benzer. Bitki bazen 100-120 cm derine ulaşabilen kazık kök yapar. Kazık kök yaprakların çıkış noktasına yaklaştıkça etli ve kalın bir yapı alır. Pazı da köklerin pancar köklerinden farklı olarak dallandığını görürüz. Pazı bu kök yapısı nedeniyle susuzluğa karşı dayanıklılık gösterir. Pazının kökleri pembe veya beyaz renkli olabilir. Bu bir çeşit özelliğidir.
Pazı hemen toprak yüzeyinde bir rozet oluşturarak yapraklarını buradan meydana getirir. En dıştaki yaprak en yaşlı yapraktır. Bitki birinci yılda sürekli olarak yaprak meydana getirir. Yapraklar uzun kuvvetli bir sapla gövdeye bağlıdır. Yaprak sapı boyuna çizgili ve etli yapıdadır. Yapraklar sapları ve ayaları ile birlikte 40-70 cm kadar boylanır. Yaprak ayaları oldukça geniş ve etlidir. Yaprak ayaları düz olabildiği gibi kabarcıklı yapıda da olabilir. Pazılar yaprak ayaları ıspanak gibi değerlendirilenler bir de yaprak sapları kuşkonmaz gibi değerlendirilenler olmak üzere iki gruba ayrılırlar. Ancak iki şekilde de değerlendirilen çeşitlerde vardır. Yapraklarda damarlar belirgindir. Yaprak ve yaprak sapının rengi çeşitlere göre farklılık gösterir.
İçeriğinde A,C, E, K, B6 Vitaminlerini barındırır. Magnezyum, Kalsiyum, Fosfor, Demir, Manganez, Tiamin, Sodyum, Demir. Mineralleri bulca barındırmaktadır.
PAZI’NIN FAYDALARI:
Kemikler için faydalıdır.
A vitamin deposu olduğundan göz için çok faydalıdır.
Antioxidant
Bol liflidir. Şeker hastaları için oldukça faydalı bir besindir.
Patlıcan’ın Özellikleri ve Faydaları
BENZER İÇERİKLER
- Brüksel Lahanası Özellikleri
- Turp’un Özellikleri ve Faydaları
- Taze Fasulye’nin Özellikleri ve Faydaları
- Soğan’ın Özellikleri ve Faydaları
- Semizotu’nun Özellikleri ve Faydaları
- Sarımsak’ın Özellikleri ve Faydaları
- Şalgam’ın Özellikleri ve Faydaları
- Salatalık’ın Özellikleri ve Faydaları
- Pırasanın Özellikleri ve Faydaları
- Pazı’nın Özellikleri ve Faydaları
Uzmanlar, patlıcanın, A vitamini, fosfor ve kendine has bazı esanslara sahip olduğunu, bunlarla sinirleri teskin ettiğini ve kalp çarpıntısını giderdiğini vurguluyor. Patlıcanın pankreas, karaciğer ve böbrekleri kuvvetlendirdiğini, bol idrar söktürdüğünü, vücuttaki fazla suyu dışarı boşalttığını ve kilo verdirdiğini kaydeden uzmanlar, şeker hastalarının, patlıcan salatasından çok fayda gördüğünü, kansızlığa iyi geldiğini, kanı arttırdığını ve kalbe sükunet verdiğini ifade ediyor. Uzmanlara göre, patlıcan, en sağlıklı olarak kül veya ocakta pişirilip kabukları soyulmalı ve ince kıyılmalı.
Patates’in Özellikleri ve Faydaları
BENZER İÇERİKLER
- Brüksel Lahanası Özellikleri
- Turp’un Özellikleri ve Faydaları
- Taze Fasulye’nin Özellikleri ve Faydaları
- Soğan’ın Özellikleri ve Faydaları
- Semizotu’nun Özellikleri ve Faydaları
- Sarımsak’ın Özellikleri ve Faydaları
- Şalgam’ın Özellikleri ve Faydaları
- Salatalık’ın Özellikleri ve Faydaları
- Pırasanın Özellikleri ve Faydaları
- Pazı’nın Özellikleri ve Faydaları
PATATES’İN ÖZELLİKLERİ:
Bol miktarda C ve B vitaminleri ile potasyum ve kalsiyum içeren patates, protein, bakır, demir ve fosfor da içerir.
Patates kızartması yapılırsa kalori değer artar fakat sindirimi zorlaşır. Çimlenmiş patatesi ve 24 saatten fazla bekleyen patates yemeğini tüketmemek gerekir.
Patatesin kabuklarını kalın soymak besin değerlerinin azalmasına neden olacağından kabukları ile yemek ya da mümkün olduğunca ince soymak gerekir. Eğer külde ya da fırında pişirilirse kabukları zar gibi soyulur.
Avrupa ve ABD’de mutfağın baş köşesinde yer alan patatesin besleyici maddelerinin çoğunluğunun, kabuğunun hemen altında veya yakınında olduğunu belirten uzmanlar, bu sebeple patatesin, kül veya buharda pişirildikten sonra soyulması gerektiğini vurguluyor.
Patatesin mutlaka salata veya soğanla yenilmesi gerektiğini ifade eden uzmanlar, patates, yağda kızarmış olarak yenmezse kilo aldırmadığını, şişmanlar ve şeker hastaları için iyi bir gıda olduğunu bildiriyor. Şeker hastalarının, ekmek yerine bol patates yiyebileceğini söyleyen uzmanlar, ancak potasyumun zayi olmaması için, patateslerin külde veya çift tabanlı tencerede pişirilmesi gerektiğini kaydediyor.
Uzmanlara göre, patatesin yaklaşık yüzde 20′si karbonhidrat ve kalori değeri oldukça düşük. Bol B vitaminleri, C vitamini, protein, kalsiyum, demir ve fazla miktarda potasyum içeriyor. Orta boy bir patates, günlük C vitamini miktarının 1/3′ünü temin ediyor.
PATATES’İN FAYDALARI:
Bağırsakları, böbrekleri temizliyor,
yorgunluğa karşı birebir.
Vücuda enerji verir.
Damar sertliğini giderir.
Sindirimi kolaylaştırır ve kabızlığı önler.
Kanı temizler.
Kansere karşı koruyucudur.
Bağırsak şişliğini ve basur ağrılarını azaltır.
El ve ayak çatlaklarına iyi gelir.
Bağırsak kurtlarını düşürmeye yardımcı olur.
Böbreklere faydalıdır.
Normal ve kuru ciltler için yararlıdır.
Patates lapa haline getirilip yanıkların üzerine konursa hem ağrıyı hafifletir hem de iyileşmesini hızlandırır.
Dilim Halinde kesilerek Gözlere konulursa göz deki kanlanmayı azatlığı bilinmektedir.
Yüksek ışık’lardan (Elektro Kaynak makinesi ışığı gibi) tahribata uğrayan gözlerin üzerine yine ince dilimler halinde kurudukça yenisi konulmak suretiyle gözlerde bekletilirse kum dolmuş gibi ağrıyan gözlerin acısını geçirdiği bilinmektedir.
Patatesin Sıra Dışı 10 Kullanım Alanı
Vücuda enerji veren, halsizliği ve yorgunluğu gideren Patatesin yenilmesinden başka faydaları da olduğunu biliyor muydunuz?
Reader’s Digest sitesinde yer alan habere göre, işte papatesin kullanabileceğiniz sıradışı alanlar:
Dekoratif damga yapabilirsiniz: Patates ile çocuğunuzun ya da kendi doğumgünü kartlarınıza süslü, dekoratif bir damga yapabilirsiniz. Patatesi enlemesine ortadan ikiye kesin. Bir yarısına oyarak istediğiniz tasarımı yapın. Ağaç görünümündeki damganızı istediğiniz kartın, kağıdın üzerine basabilirsiniz.
Ellerdeki lekeleri yok eder: Balkabağı ya da havuç soyarken ellerinizde oluşan lekeleri çıkarmak çok zordur. Ancak, ellerinizi patates ile ovalarsanız bu lekelerden kolayca kurtulabilirsiniz.
Yemeğin fazla tuzunu alır: Çorbanıza ya da yemeğinize biraz fazla mı tuz attınız? Endişelenmenize gerek yok. Birkaç patatesi büyük parçalar halinde kesin. Onları ocakta kaynayan çorba ya da yemek tencerenize atın. Yumuşamaya başlayınca, yaklaşık 10 dakika sonra patatesleri alın. Bu patatesleri, daha sonra salata yapmak için kullanabilirsiniz.
Gümüş eşyalardaki pasları yok eder: Gümüş eşyalarınız üzerindeki pas lekelerini yok etmek için bir grup patatesi alıp kaynatın. Sudan çıkarın ve başka bir yemekte kullanmak için patatesleri saklayın. Gümüş eşyalarınız patates kaynattığınız suya koyup, yaklaşık 1 saat bekleyin. Sonra, gümüşleri çıkarıp yıkayın. Pasın gitmiş olduğunu göreceksiniz.
Kayak gözlüğünüzü temizler: Bayır aşağı inerken ağaçları ve diğer kayakçıları iyi görmeniz gerekir. Bunun için de kayak gözlüklerinizin sislenmemesi şart. Kaymaya başlamadan önce kayak gözlüklerinize patates sürerseniz, gözlükleriniz kristal gibi berrak olur.
Sabahları şiş gözlerle uyanmaya son: Hepimiz sabahları uyanmaktan ve aynada yüzümüze bakmaktan nefret ederiz. Çünkü, genellikle sabahları şişmiş gözlerle uyanırız. Çiğ ve soğuk patates dilimlerini gözlerinizin üzerine koyarak şişlerinizi geçirebilirsiniz.
Evdeki çiçekleri kurtlardan temizleyebilirsiniz: En sevdiğiniz süs çiçeğinizin saksısındaki kurtlardan şikayetçi misiniz? Birkaç dilim patates kesin ve bitkinin çevresine koyun. Bu kurtları cezbeder, patatesleri yemek için topraktan dışarı çıkan kurtları yakalayıp atabilirsiniz.
Eskiyen ayakkabılarınızı eski haline getirir: Ayakkabılarınızın eskisi gibi parlak olmasını mı istiyorsunuz? Eski ayakkabılarınızda delik yoksa, atmak zorunda değilsiniz. Bir patatesi ortadan ikiye kesin, eski ayakkabılarınızı bu çiğ patatesle ovalayın. Sonra, cilalayın. Böylece çok güzel görünecek ve parlayacaktır.
Sıcak ya da soğuk kompres yapabilirsiniz: Patates sıcak ve soğuğu çok iyi muhafaza eder. Sıcak komprese ihtiyacınız olduğunda, patatesi kaynatın ve bir havlunun içine sarın ve istedeğiniz bölgeye uygulayın. Soğuk kompres istiyorsanız da kaynanmış patatesi dondurabilirsiniz.
Yeni sardunyalar yetiştirebilirsiniz: Çiğ bir patates yeni sardunya dallarının yetişmesi için gerekli tüm besinleri içeriyor. Patatesin içinde küçük bir oyuk açın ve sardunya dalını bu oyuğun içine koyup, patatesle birlikte sardunyayı da toprağa dikin.
DİKKAT!
Şeker Hastalarının Nişasta Oranının yüksek olması nedeniyle patatesten uzak durmaları gerekir.
Mısır’ın Özellikleri ve Faydaları
BENZER İÇERİKLER
- Brüksel Lahanası Özellikleri
- Turp’un Özellikleri ve Faydaları
- Taze Fasulye’nin Özellikleri ve Faydaları
- Soğan’ın Özellikleri ve Faydaları
- Semizotu’nun Özellikleri ve Faydaları
- Sarımsak’ın Özellikleri ve Faydaları
- Şalgam’ın Özellikleri ve Faydaları
- Salatalık’ın Özellikleri ve Faydaları
- Pırasanın Özellikleri ve Faydaları
- Pazı’nın Özellikleri ve Faydaları
MISIR’IN ÖZELLİKLERİ
İki çeşit çiçeği vardır. Erkek çiçekler gövdenin ucunda salkım başak şeklinde, dişi çiçekler ise yaprakların koltuğunda koçan halindedir. Dişi çiçeklerin stilusları uzundur ve kınlarının tepesinden dışarı doğru sarkarlar.
Bunlar mısır püskülü denilen kısmı meydana getirirler. Meyvesi, koçanı üzerinde sıkışık şekilde dizilidir. Rengi açık veya koyu sarı ve esmer veya kırmızımtırak renklidir. Mısır püskülünün içeriğinde glikoz, maltoz gibi şekerler, sabit yağ, steroller, reçine ve çok miktarda potasyum tuzları vardır.
Mısır iyi bir besindir.
Mısırözü yağı, mısır tanelerinden çıkarılır. İçeriğinde yağ asitleri, A vitamini, az miktarda steroller ve bol miktarda nişasta vardır.
MISIR’IN FAYDALARI:
İdrar söktürücü, idrar yollarını temizleyici ve hararet verici olarak kullanılır
Mısırözü yağı Damar Sertliğini önler.
Ancak hazmı biraz güçtür. Guatr olanların yememesi tavsiye edilir.
Marul Salata’nın Özellikleri ve Faydaları
BENZER İÇERİKLER
- Brüksel Lahanası Özellikleri
- Turp’un Özellikleri ve Faydaları
- Taze Fasulye’nin Özellikleri ve Faydaları
- Soğan’ın Özellikleri ve Faydaları
- Semizotu’nun Özellikleri ve Faydaları
- Sarımsak’ın Özellikleri ve Faydaları
- Şalgam’ın Özellikleri ve Faydaları
- Salatalık’ın Özellikleri ve Faydaları
- Pırasanın Özellikleri ve Faydaları
- Pazı’nın Özellikleri ve Faydaları
Marul Salata tek yıllık serin iklim sebzesidir. Yetişme süresi 2-3 ay gibi kısa süreli olan salata ve marul tiplerinde açıkta ve örtü altında değişik mevsimlere uygun olarak ıslah edilmiş çeşitlerle arka arkaya yılın 12 ayı üretim yapmak mümkün olmuştur. Son yıllarda yağlı baş salata ve kıvırcık baş salata tiplerinin Türkiye’deki üretimi ve yeme alışkanlığı salata ve marullara çeşit zenginliği kazandırmıştır.
100 gr yenilebilir salata ve marulda 10-15 kalori, 0,9-1,2 gr protein, 0,2 gr yağ, 1,2 -2,9 gr karbonhidrat, 0,9 gr kül, 95 gr su, 22-26 mg Ca, 0,5-2 mg Fe, 9 mg Na, 175-264 mg K, 330-1900 IU A, 0,04-0,06 mg B1, 0,07 mg B2, 0,2-0,4 mg niacin, 6-18 mg Cvitamini bulunmaktadır.
Salata ve marullar soğuğa kısmen dayanıklı, nemli hava koşullarına gereksinim duyan serin, ılık iklim sebzesidir. Vegetasyon süresi kısa olduğundan Türkiye’nin tüm bölgelerinde yetiştirilebilir. Yazları serin geçen bölgelerde yaz yetiştiriciliği de mümkündür. Bu bakımdan yaz aylarında 1000-1500 m. olan yayla kesiminde yazlık çeşitlerin yetiştirilmesi mümkündür.
Salata ve marul gruplarının sıcağa karşı duyarlılıkları farklılık gösterir. Sıcağa karşı kıvırcık baş salatalar çok hassas oldukları halde, yağlı baş salatalar orta derecede hassas, yaprak salatalar daha az hassastır. İyi bir baş oluşumu için düşük sıcaklıkta yavaş büyüme idealdir.
MARUL VE SALATANIN FAYDALARI:
Sinirleri yatıştırır.
Uykusuzluğu giderir.
Sinirsel kalp çarpıntılarını keser.
Erkeklerde aşırı cinsel istekliliğin azaltılmasında kullanılır.
Kabızlığı önler, hazmı kolaylaştırır.
Basur memelerinde faydalıdır.
Kandaki şeker miktarını düşürür, kanı temizler.
Nekahat devresinin kolay atlatılmasında yardımcı olur.
Bol idrar söktürür.
Romatizma tedavisinde de yararları görülen bitki, karaciğer ve dalaktaki şişkinlikleri indirir. Göğsü yumuşatır.
Böbrek iltihaplarında iyidir.
Marul suyu, ergenlik sivilcelerini giderir, yüze tazelik ve güzellik verir.
Lapası, kan çıbanı, apse ve yanıklarda kullanılır.
Asabi öksürükleri keser.
Anne sütünü artırır.
Lahana’nın Özellikleri ve Faydaları
BENZER İÇERİKLER
- Brüksel Lahanası Özellikleri
- Turp’un Özellikleri ve Faydaları
- Taze Fasulye’nin Özellikleri ve Faydaları
- Soğan’ın Özellikleri ve Faydaları
- Semizotu’nun Özellikleri ve Faydaları
- Sarımsak’ın Özellikleri ve Faydaları
- Şalgam’ın Özellikleri ve Faydaları
- Salatalık’ın Özellikleri ve Faydaları
- Pırasanın Özellikleri ve Faydaları
- Pazı’nın Özellikleri ve Faydaları
Bol miktarda B, C ve E vitamini ve potasyum içeren lahananın, şeker ve romatizma hastaları için de çok faydalı olduğunu belirten uzmanlar, bol arsenik, kükürt ve vitaminleri ile kanı temizleyip cildi güzelleştirdiğini, bol idrar söktürdüğünü, vücuttaki suyu ve zehirli maddeleri idrarla dışarı attığını bildiriyor. Uzmanlar, lahananın kansızlığı giderdiğini ve kansere karşı etkili olduğunu da kayd

Uzmanlar, sadece lahana çeşitlerinde bulunan U vitamininin, mide ve bağırsakların iç yüzeyini koruduğunu, oralardaki yaraların iyileşmesini sağladığını da vurgulayarak, bu sebzenin, yaşlanmayı önleyici ve kalp krizine karşı koruyan bir mineral kabul edilen selenyumun kaynağı
olduğunu hatırlatıyor. Uzmanlar, selenyumun ayrıca, sağlıklı görünüşlü bir cilt verdiğini ve erkeğin cinsel

gücünü arttırdığını da belirtiyor.





